|
Tweet | Tarih: 11-02-2020 15:44 |
Programın açılışını IGMG Düsseldorf Bölge Başkanı Bayram Kılıç yaptı. Kılıç, yaptığı konuşmada, ''İslam’da Aile konusu çok önemlidir ve koruyucu Aile'liğin bunun içinde ayrı bir yeri vardır. Hz. Peygamber (a.s.) birçok hadisinde yetimlere sahip çıkmanın önemine değinmiştir. Örneğin:”Yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimseyle ben cennette işte böyle (iki parmağıyla göstererek) yan yanayız” buyurmuştur. Bu nedenle koruyucu Aile olmak konusunda biz de üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Bu tür toplantıları sık sık düzenleyerek toplumsal duyarlılığımızı artırmanın peşinde olmalıyız.''
Daha sonra T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Fatma Taşan-Cebeci bir selamlama konuşması yaptı. Taşan-Cebeci, ''Bir hafta önce Türkiye’den YTB Başkanı Abdullah Eren Başkonsolosluğumuza geldi. Kendisi 2020 yılını Aile Bütünlüğünü Koruma yılı olarak ilan ettiklerini ifade etti. Biz de bunu destekliyoruz. Bu toplantıda tam bu hedefe yönelik bir toplantıdır. Aile toplumun temel taşıdır. Çocukların ailede büyümesi önemlidir. Aile, dil, kültür ve dinikimliği gelecek nesillere aktaran bir kurumdur. Ailelerden değişik sebeplerle alınan çocukların dilleri ve kültürlerinin korunması yinebir Ailenin içinde olabilir. Bunun için hepimiz bundan sorumluyuz.''
T.C. Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Raci Mazı ise selamlama konuşmasında şunları ifade etti: ''Bölge Başkanımızla konuşurken bana IGMG’nin 500 tane camisinin olduğunu söyledi. Her camide en az bir koruyucu aile olmalıdır. Bu nedenle‚ 500 Cami 500 Koruyucu Aile sloganının bu yılın sloganı olmasını öneriyorum. Biz de bugüne kadar yaptığımız toplantılarda 500’ün üzerinde bir koruyucu aile adayı kitlesine ulaştık. Her STK kendi üzerine düşen görevleri yerine getirirse daha çok insanın koruyucu Aile olmasına vesile oluruz. Bugünkü toplantımızda mevcut koruyucu ailelerimiz de tecrübelerini aktaracaklar. Onlar bu konunun asıl kahramanlarıdır. Daha önceki toplantılarımızda konuşan bir koruyucu Ailemiz Solingen’de alkolik bir anneden yeni doğmuş ve doktorların yaşayamaz dediği bir Alman bebeği alıp tekrar topluma kazandırdı. Orada yıllar önce Türk ailelerin çocukları öldürülmüştü. Bu örnek bizim koruyucu ailelerimizin içinde yaşadığımız topluma olumlu katkıların olduğunu göstermektedir.'' şeklinde konuştu.